Bilim İnsanları, Sınırsız ve Zararsız Enerji İçin Zaman Verdiler!

Dünyanın önde gelen bilim merkezlerinden ve eğitim kurumlarından olan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) bilim insanları, yıllardır devam eden “sınırsız ve temiz enerji” ile ilgili tarihi bir yol katettiklerini açıkladılar.

Enerji meselesi, insanoğlunun başına çok büyük sorunlar yaratmaya başladı. Termik ve nükleer santrallerin çevreye verdikleri zarar artık sadece doğadaki hayvanların değil, insanların da büyük bir sıkıntısı haline geldi. Genetiğimize kodlanmış olan “bir şeyin burnumuzun dibine gelmeden görülmemesi” hastalığı, son 10 yılda çok ciddi tahribata yol açtı.

Petrol yakıtlar ve nükleer teknolojilerin yarattığı bu amansız tahribat, geri dönülemez bir yola sürükledi ve bilime göre son 10 yıldır kendi ellerimize inşa ettiğimiz kitlesel yok oluş sürecini başlattık. Tıpkı insan vücudunda olan ve sonra iyileşen bir hastalıkta olduğu gibi doğa kendini toparlayacak ancak toparlarken ona zarar veren virüsleri, yani bizleri de bünyesinden atacak.

Bu neden olabildiğince uzun süreyle kullanabileceğimiz, çevreye zarar vermeyen enerji sistemlerine ihtiyacımız var. Bu sınırsızlık, ne kadar mümkün olursa insanoğlunun doğa ile birlikte toparlanma sürecini atlatması o kadar mümkün. Yıllardır fiziğin ve matematiğin sınırlarını zorlayan teorilerle böyle bir enerji kaynağı keşfetmeye çalışan bilim insanlarından tarihi bir açıklama geldi.

MIT’de görev yapan bilim insanları, zararsız ve sınırsız bir enerji kaynağı üretebilmek adına yıllardır çalışan onlarca ekipten sadece birisi. Ancak son yaptıkları çalışmalarla ortaya koydukları plan, 15 yıl içinde sınırsız enerji kaynağını kullanabileceğimize işaret ediyor. 

Bugüne kadar üzerine en çok yoğunlaşılan konu ise Güneş gibi bir enerrji kaynağının, yeryüzündeki taklidi gibi olan füzyon reaktörü fikri. MIT’deki uzmanların kurdukları CFS isimli bir firma, yakın zamanda bu sistemi temel olarak aldığı bir enerji kaynağı teknolojisinde son aşamalara geleceğini duyurdu. 

Bugüne kadar hiç füzyon reaktörü üretilmemişti ancak verilen 15 yıllık süre içinde bir ilki görecek olmamız, bilim camiası dışında da heyecana neden oldu. Bunu borçlu olduğumuz bilimsel gelişme ise “süperiletken” olarak bilinen ardıl bir alandaki gelişmeler oldu. 

Nükleer füzyon temel olarak hidrojen atomlarının çarpıştırılması sonucunda ortaya enerji çıkatılması anlamına geliyor. Bu enerji, reaktör sistemi vasıtasıyla kullanılabilir hale getiriliyor. Güneş’in enerji kaynağı olan füzyon enerjisini mümkün kılmak için güçlü manyetik alanlar oluşturmak gerekiyor. 

MIT ekibi, yeni nesil süperiletkenlerin yardımıyla söz konusu manyetik alanların oluşturulması için 3 yıl süre istedi. Mıknatıslar başarılı olurlarsa, sonraki süreçte reaktör için çalışılmaya başlanacak. 

İnsanoğlu, yaşamak uğruna yörüngesinde döndüğü yıldızı taklit etmeye başlıyor.

 
İLGİLİ HABERLER

Lexus 10 milyonuncu otomobilini sattı!

1989 yılından bugüne kadar otomotiv sektöründe bulunan lüks Japon marka, satış adedi olarak 10 milyon barajını aştı. 2005 yılında dünyanın ilk lüks hibrit aracını da üreterek öncülük yapan Lexus, global olarak oldukça geniş bir hibrit ürün gamı sunuyor. Lexus, şu ana dek 1.45 milyonluk hibrit araç satışıyla da dikkat çekiyor.

WhatsApp’tan tartışma yaratan özellik! Banka hesaplarınız tehlikede olabilir

WhatsApp, bu defa platforma entegre etmeye hazırlandığı yeni özelliği ile gündemde. Gelen son habere göre; söz konusu özellik kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıracak. Ancak siber güvenlik uzmanları banka hesaplarını WhatsApp hesaplarına bağlayacak kullanıcıları güvenliklerini gözden geçirmeleri yönünde uyarıyor.

Facebook’tan önemli şifre açıklaması

İnternette yer alan Facebook'un kullanıcılarının şifrelerini düz metin biçiminde tuttuğu iddialarına ilişkin Facebook'tan açıklama geldi. Açıklamada kullanıcı şifrelerinin düz metin olarak saklandığı ifade edildi.

Everest'te buzlar eridi cesetler ortaya çıktı

Dünyanın en yüksek noktası Everest'ın tepesindeki buzlar hızla eriyor. Küresel ısınma nedeniyle eriyen buzların altında zirve tırmanışı sırasında ölen dağcıların cesetleri de ortaya çıkıyor.