İlişkideki beklentiler ve hayal kırıklıkları

“Ben söylemem, o anlasın” düşüncesini bırakın

İnsanlarla ilişkimizde sıklıkla yaptığımız bir hata var; isteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı açıkça söylemeyip karşımızdakinin anlamasını beklemek. Bir nevi zihnimizin okunmasını ummak. Bazen kendimiz bile ne istediğimizin, neye ihtiyaç duyduğumuzun farkında olmazken, bunu bulup çıkarmanın sorumluluğunu karşı tarafa yüklemek… Bunu sadece romantik ilişkilerde değil, her türlü (arkadaşlık, iş) ilişkide yapıyoruz. Haydi gelin şimdi, ilişkileri zehirleyen bu davranışı daha yakından inceleyelim.

Şimdi size tanıdık gelecek bir senaryo çizeceğim. Baş karakterlerimiz Buse ve Ahmet olsun. Buse hasta oluyor, içten içe sevgilisi Ahmet’in ona daha fazla ilgi göstermesini, hatta bir süre gelip kendisine bakmasını ve çorba yapmasını bekliyor. Bu istekte hiçbir sorun yok. Sorun şurada başlıyor: Ahmet, Buse’nin hastalığını olduğundan daha küçük sanıyor ve Buse’nin normalden daha fazla ilgi beklediğinden haberi yok. Hele gidip Buse’ye bakmak ve çorba yapmak gibi bir düşüncesi hiç yok, çünkü Buse’nin bundan hoşlanmayacağını düşünüyor. Sonuç olarak Buse, istediği ilgiyi vermediği için Ahmet’e içten içe kızıyor ve küsüyor. Ahmet’in ise Buse’nin içinde olan bitenden haberi yok. Buse’nin neden Ahmet’e kötü davrandığı, Ahmet için tam bir muamma.

Dediğim gibi, Buse’nin bir beklenti içinde olmasında aslında hiçbir sorun yok. Sorun, Buse’nin Ahmet’e zor bir görev yüklemesi: Akıl okumak. İşin kötüsü Buse bu tavrını, beklentisi gerçekleştirmedikten sonra da sürdürmeye devam ediyor, Ahmet’e olan kırgınlığını Ahmet’in kendi kendine anlamasını, keşfetmesini bekliyor. Adeta “Bakalım bana daha fazla ilgi gösterecek mi?” diyerek ilişkiyi teste tabi tutuyor.

Yukarıdaki senaryoda en azından Buse ne istediğinin farkındaydı: Daha fazla ilgi. Bu senaryonun daha da kötüsü, Buse’nin ne istediğini bilmemesi ve yine de Ahmet’ten bunu bulup çıkarmasını beklemesi olurdu. İnsanlar bazen “Ben söylemeyeyim, o anlasın” diye beklerken aslında kendileri de ne istediklerinin ve beklediklerinin farkında olmayabiliyor. Ama sizin farkında olmadığınızı, karşınızdaki nasıl bulacak?

Küskünlüklere yol açmamak için ne yapabilirsiniz?

Önce isteğinizin ve beklentinizin farkında olun. Siz bilmezseniz karşınızdaki hiç bilemez. İkincisi; açıkça ifade edin beklentinizi ve isteğinizi. Yukarıdaki örneğimizde Buse çok kısa bir cümle ile “Bana daha fazla ilgi göstermeni ve eve gelip benimle ilgilenmeni bekliyorum” deseydi, hem kendisine, hem Ahmet’e yardımcı olmuş olacaktı, işleri kolaylaştıracaktı. Unutmayın ki kimsenin sizin isteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı tahmin etmek, siz söylemeden bulmak gibi bir görevi yok. İnsanlara bu görevi yüklerseniz eninde sonunda bu görevin altında ezileceklerdir. Hayal kırıklığına uğramanız ve ilişkinizin bozulması kaçınılmaz olacaktır.



 

 
İLGİLİ HABERLER

Adriyatik’te kayıp kıta keşfedildi

Akdeniz’in karmaşık jeolojik yapısının incelendiği bir araştırmada, İtalya’nın Adriyatik Denizi’ni de içine alan bölgede bulunan kıta ‘Büyük Adria’ olarak anılıyor.